TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ ŞOFÖR ÇALIŞTIRMA PARA CEZASI

TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ ŞOFÖR ÇALIŞTIRMA PARA CEZASI

       T.C.
    KOCAELİ
    2. İDARE MAHKEMESİ         **TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ ŞOFÖR ÇALIŞTIRMAKTAN BAHİSLE KESİLEN İDARİ PARA CEZASI İPTAL KARARI**

ESAS NO    : 2024/
KARAR NO    : 2025/

Davacı  : 

Vekili    : Av. İbrahim Demirel
    

Davalı    : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 

Vekili    : Av.
    

Davanın Özeti    : Davacı tarafından, davacıya ait ticari takside sigortasız şoför çalıştırdığı gerekçesiyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesi uyarınca -TL idari para cezası cezalandırılmasına ilişkin Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü İzmit Sosyal Güvenlik Merkezinin 2024 tarih ve sayılı işleminin; davalı idare tarafından herhangi bir inceleme veya araştırma yapılmadığı, kurum tarafından istenilen bilgi ve belgelerin eksiksiz bir şekilde bildirildiği, dava konusu cezanın sadece trafik cezasına dayanılarak düzenlendiği, ticari takside sigortasız şoför çalıştırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, sigortasız şoför çalıştırıldığına yönelik bir incelemenin yapılmadığı ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir. 

Savunmanın Özeti    : Dava konusu işlemin usule ve yasaya uygun olarak tesis edildiği, davacının bilgi ve belge istemine yönelik herhangi bir itirazının bulunmadığı, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünden gelen yazıda'nin davacıya ait ticari taksiyi kullanırken trafik cezasıyla cezalandırıldığı, davacını isimli kişinin davacının çalışanı olduğunun kabul edilmesi gerektiği iddialarıyla davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. 

TÜRK  MİLLETİ  ADINA
Karar veren Kocaeli 2. İdare Mahkemesi Hâkimliğince gereği düşünüldü:
Dava; davacı tarafından, 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin (1) fıkrasının (a) bendinde, "Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar" sigortalı sayılanlar arasında sayılmış, 7. maddesinde, "... Sigorta hak ve yükümlülükleri 4. maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten..." sigortalılığın başlayacağı, 8. maddesinde, "işverenler, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür"; 9. maddesinde, "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihte sigortalılığın sona ereceği, 11. maddesinde, ".... İşveren, örneği Kurumca hazırlanacak işyeri bildirgesini en geç sigortalı çalıştırmaya başladığı tarihte, Kuruma vermekle yükümlüdür. Şirket kuruluşu aşamasında, çalıştıracağı sigortalı sayısını ve bunların işe başlama tarihini, ticaret sicili memurluklarına bildiren işverenlerin, bu bildirimleri Kuruma yapılmış sayılır. Ticaret sicili memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimi en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorundadır...  Bu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında, 102. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca idarî para cezası uygulanır. İdarî para cezası uygulanması, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesine engel teşkil etmez.";  86. maddesinde, "... Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. 
İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır. 
Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınacağı"; 102. maddesinin (a) fıkrasının (1) bendinde, "8. maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacağı, (2) bendinde, "8. maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır."; (c) fıkrasının (4) bendinde, "Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır." (j) bendinde, "9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır." düzenlemesi yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden;
 Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Kadim Performans ve İstatistik Sistemi aracılığıyla yapılan trafik denetimi ve kontrolleri esnasında trafik cezasına maruz kalan araç sürücülerinin sigortalı olup olmadıklarının davalı tarafından tespiti ve gerekli işlemlerin yapılması için 2023 yılı Haziran, Temmuz, Ağuston, Eylül ve Ekim ayları için ticari araç sürücülerine kesilen cezaların listesini bildirdiği, söz konusu listede. isimli kişinin, davacıya ait 41 T plakalı ticari taksiyi sürerken  tarihinde trafik cezasıyla cezalandırıldığına ilişkin tutanağın da bulunduğu,
-akabinde 2024 tarih ve E-... sayılı yazıyla, kayıt dışı çalıştığı ileri sürülen . hakkında işe giriş bildirgesi, işten ayrılış bildirgesi, asıl/ek aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar prim hizmet beyannamesinin istenildiği, akabinde davacıdan  hakkında düzenlenen sigortalı işe bildirgesinin ve sigortalı işten ayrılış bildirgesinin mevzuatta belirtilen süre içinde verilmediğinden bahisle, davacının 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca TL para cezası verilmesine ilişkin .2024 tarih ve E- sayılı işleminin tesis edildiği, davacının idari para cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun  59. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun uygulanmasına ilişkin işlemlerin denetiminin, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eliyle yürütüleceği; 2. fıkrasında, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceği, bunlar  tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu; 7. fıkrasında, diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorunda oldukları, Kurumun bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapacağı ifadelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmüne göre, Sosyal Güvenlik Kurumu, denetim ve kontrol yetkisini kendi bünyesi içerisinde yer alan ve bu işle görevlendirdiği memurları eliyle yürütebileceği gibi diğer kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından kendi mevzuatı gereği yapacakları denetimlerde çalışanların sigortalı olup olmadıklarının tespit edilerek, sigortasız çalışanların Kuruma bildirilmesini zorunluluk haline getirilmiştir. 
Burada öncelikle incelenmesi gereken husus, diğer kamu idarelerinin denetim elemanı kavramından kimlerin anlaşılması gerektiği olduğu, yukarıda aktarılan 5510 sayılı Kanunun 59. maddesinin 7. fıkrasında yer alan "denetim elemanları" kavramının 5754 sayılı Kanunun 65. maddesiyle yapılan değişiklik sonucunda getirildiği ve değişiklikten önce bu kavramın, ilk fıkrada belirtilen "denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları" şeklinde olduğu dikkate alındığında "denetim elemanı" kavramının "denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlar" kavramından farklı olarak kendi mevzuatına göre denetim yapabilen kamu görevlilerini kapsadığı sonucuna ulaşılmaktadır. 
Öte yandan, 5510 sayılı Kanunun 59. ve 86. maddelerine dayanılarak hazırlanan Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde, denetim elemanının,  kamu idarelerince tabi oldukları kanun ve diğer mevzuat uyarınca ülke, bölge ve il düzeyinde denetim, soruşturma ve inceleme yetkisi verilmiş denetim elemanı sıfatına haiz kişiler olduğu şeklinde tanımlandığı görülmektedir. 
Yukarıda aktarılan tüm hususlar birlikte değerlendirildiğinde, denetim elemanlarının, salt denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlar olan müfettiş, kontrolör, denetmen ve kontrol memurunu da kapsayan ancak daha geniş bir görevlendirme alanı içerisinde yer alan  ve kendisine  mevzuatı gereği ülke, bölge veya il düzeyinde denetim ve inceleme yetkisi verilmiş kamu idarelerinin diğer memurlarını da ifade etmektedir. 
Bu kapsamda, denetim yapma yetkisi bulunan Emniyet Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı Trafik görevlilerinin, bu yetkisini kullanırken, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığı ve gerekli bildirimlerin yapılıp yapılmadığını da tespit ederek, Kuruma bildirmek zorunda olduğu açıktır.
Burada incelenmesi gereken ikinci husus ise, denetim elemanlarınca yapılan bildirimler esas alınarak Kurumca işlem tesis edilip edilemeyeceği olduğu, 5510 sayılı Kanunun 59. maddesinde belirtilen "Kurumun  bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapacağı" yolundaki hüküm ve anılan Yönetmeliğin 6. maddesinde belirtilen, denetim elemanlarının yapacakları fiili tespit ya da araştırma Kurum mevzuatına uygun olarak işleme alınacağı, bu tutanaklarda bir eksiklik olması halinde eksikliklerin tamamlatılması için ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına gönderileceği, ilgili kamu kurum ve kuruluşundan gelen yazıda belirtilen tespitler hakkında ayrıca denetim yapılmaksızın işlem yapılacağı şeklindeki ifadeler dikkate alındığında, denetim elemanlarınca yapılan bildirimlerin, idari işlemin tesisi için yeterli bulunması halinde, ek bir araştırma yapmaksızın, işlem tesisinin mümkün olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta;
Mahkememizin 2025 tarihli ara kararı ile davalıdan, "nin davacının yanında çalıştığına ilişkin inceleme, araştırma yapılıp yapılmadığının sorularak, yapılmış ise bu hususa ilişkin tutanakların ve raporların" istenildiği, davalı idarece, Emniyet Müdürlüğünce gönderilen evrakların sunulduğu, bu evraklar üzerine dava konusu para cezasının tesis edildiği, inceleme, araştırma yapıldığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı,
-Emniyet Müdürlüğü tarafından trafik denetim ve kontrollerinde davacıya ait aracı kullanan ve trafik cezası kesilen kişinin bildirimi üzerine davalı idarece herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın . isimli şahsın davacıya ait işyeri bünyesinde sigortasız olarak çalıştırıldığından bahisle işlem tesis edildiği, adı geçen kişinin davacıya ait işyerinde çalıştığına ilişkin hukuken kabul edilebilir tespit bulunmadığı görülmektedir.
Bu itibarla;
Emniyet Müdürlüğünce yapılan bildirimin, idari işlemin tesisi için yeterli olmadığı, idari işlem tesis edilmesi için adı geçen kişinin davacıya ait işyerinde çalışıp çalışmadığına ilişkin ek bir araştırma ve inceleme yapılması gerektiği ancak uyuşmazlıkta ek bir araştırma ve incelemenin yapılmadığı açıktır.
Bu durumda; 
Mevzuat hükümleri, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanun uyarınca denetim elemanı olarak kabul edilmesi gereken trafik denetleme görevlilerince yapılan tespitlerin dava konusu işlemin tesis edilmesi için yeterli olmadığı, yapılan tespitte trafik para cezası dışında davalı idarece başkaca bir tespiti ve araştırması olmadığı, davacı tarafından para cezasına itiraz edildiği aşamada herhangi bir ek araştırma ve inceleme yapılmadan işlem tesis edildiği, davalı tarafından, Emniyet Müdürlüğünün yazısı ihbar kabul edilerek, yetkili personelleri vasıtasıyla çevre araştırması yapılması ve gerekirse çalışanların ifadesine başvurulması suretiyle etkin bir soruşturma yürütülerek davacıya ait iş yerinde adı geçen kişilerin gerçekten çalışıp çalışmadığı ve bu kişilere ücret ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunun her türlü şüpheden uzak ve hukuken kabul edilebilir delillerle ortaya konulması gerekirken konulmadığı görüldüğünden davacıya para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline,
2-Aşağıda dökümü yapılan 1.027,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  
3-Karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 18.000,00-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine,
4-Varsa artan posta ücreti avansının talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine, 
5-Kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, 31.10.2025 tarihinde karar verildi.

HÂKİM

TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ ŞOFÖR ÇALIŞTIRMAKTAN BAHİSLE KESİLEN 
SGK İDARİ PARA CEZASI İPTAL KARARI