KAMU GÖREVİNDEN İHRAÇ SEBEBİYLE GÖREVE İADE SONRASI MADDİ MANEVİ TAZMİNAT DAVASI
T.C.
İZMİR
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
DAVACI :
VEKİLİ : AV. İBRAHİM DEMİREL
DAVALI : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
VEKİLİ : AV.
DAVANIN ÖZETİ : Kocaeli İli, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanunun 26.maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığının Oluru ile //2021 tarihli ve 2021/ sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılan, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açılan dava sonucunda Kocaeli .İdare Mahkemesinin //2022 tarih ve E:2021/, K:2022/ sayılı dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacı tarafından, hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla ortaya konulan işlem nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle //2023 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığının //2023 tarihli ve sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Bir işlemin herhangi bir nedenle yasalar veya hukuk kurallarına aykırı olarak görülerek iptal edilmiş olması, idarenin kusuru olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, davacının zararının idarece tazminine imkan bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir 2. İdare Mahkemesi Hakimlği'nce dava dosyası incelenerek işin gereği düşünüldü:
Dava, 7145 sayılı Kanunun 26.maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığının Oluru ile //2021 tarihli ve 2021/ sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılan ve Kocaeli .İdare Mahkemesinin ..2022 tarih ve E:2021/, K:2022/ sayılı dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacının hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla ortaya konulan işlem nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle //2023 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığının //2023 tarihli ve sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125.maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise; idari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlarca açılan tam yargı davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12.maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü yer almaktadır.
Dosyanın İncelenmesinden, davacının Kocaeli İli, Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığı emrinde astsubay olarak görev yapmakta iken, 7145 sayılı Kanunun 26.maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca Milli Savunma Bakanlığının Oluru ile //2021 tarihli ve 2021/ sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılan, kamu görevinden çıkarılma işlemine karşı açılan dava sonucunda Kocaeli .İdare Mahkemesinin ..2022 tarih ve E:2021/, K:2022/ sayılı dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine kamu görevine iade edilen davacı tarafından, hukuka aykırılığı Mahkeme kararıyla ortaya konulan işlem nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebiyle //2023 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığının //2023 tarihli ve sayılı işleminin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL maddi tazminat ile 100.000,00-TL manevi tazminatın başvuru tarihinde itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; Türkiye Cumhuriyetinin sosyal bir hukuk devleti olduğu, sosyal hukuk devletinin gereği olarak idarelerin işlem ve eylemlerinden kişilerin gördüğü zararların giderilmesinin anayasal bir zorunluluk olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, idarenin hukuki sorumluluğu, kişilere lütuf ve atıfet duygularıyla belli miktarda para ödenmesini öngören bir prensip olmayıp; anayasal çerçevede demokratik toplum düzeninde biçimlenen idare-birey ilişkisinin doğurduğu hukuki bir sonuçtur. Bir başka deyişle, idarenin hukuki sorumluluğu, kamusal faaliyetler sonucunda idare ile bireyler arasında bireyler zararına bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını, idari etkinliklerden dolayı bireylerin uğradığı maddi zararlar yanında manevi zararların da idarece tazmin edilmesini sağlayan bir hukuksal kurumdur. Bu kurum, kamusal faaliyetler nedeniyle bireylerin malvarlığında ortaya çıkan eksilmelerin ya da çoğalma olanağından yoksunluğun giderilebilmesini, yine bu surette oluşan manevi zararların karşılanabilmesi için aranılan koşullar ile uygulanması gereken kural ve ilkeleri içine almaktadır.
İdari yargı da, bu anlayış doğrultusunda, idare hukukunun ilke ve kurallarını uygulamak suretiyle, idarenin hukuki sorumluluk alanını ve sebeplerini içtihadıyla saptamak zorundadır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan davalardır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
Davanın maddi ve manevi tazminat talebiyle yapılan /2023 tarihli başvurunun reddine dair Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığının //2023 tarihli ve sayılı işlemi yönünden incelenmesinden;
Davaya konu uyuşmazlıkta görüldüğü üzere, davacının terör örgütlerine veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatları olduğu değerlendirilerek 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı açık olmakla birlikte bu işleme karşı açılan davda Mahkeme kararı ile kamu görevinden çıkarılma işleminin iptali ile özlük ve parasal haklarının tazmini talebinin kabulüne karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesinin //2023 tarih ve E:2022/, K:2023/ sayılı kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilerek dosyanın Danıştay'a gönderildiği ve derdest olduğu görülmekle; kamu görevinden çıkarılan ve mahkeme kararı üzerine görevine iade edilen davacının özlük ve parasal haklarının mahkeme kararı gereğince ödenmesi yönünden idareye yaptığı başvurunun reddine dair Gölcük Deniz Ana Üs Komutanlığının //2023 tarihli ve sayılı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davanın manevi tazminat talebi yönünden incelenmesinde;
Bakılmakta olan davada, hukuka aykırılığı Kocaeli .İdare Mahkemesinin ..2022 tarih ve E:2021/, K:2022/ sayılı kararı ile sabit olan kamu görevinden çıkarılma işlemi nedeniyle bir süre görevinden uzak kalarak toplum içindeki saygınlığını kaybeden davacının, hem bu olay nedeniyle iç dünyasında yaşamış olduğu acılar hem de ekonomik ve sosyal hayatında karşılaşmış olduğu sorunlar göz önüne alındığında manevi zararın meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. İdarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle kişilik hakları zarar gören davacının, uğramış olduğu bu zararın giderilmesi hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğundan, ölçülülük ilkesi de gözetilmek suretiyle olayın özelliğine göre belirlenecek tazminat bedelinin, davacıya manevi tazminat olarak ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, kamu görevinden çıkarılan ve Mahkeme tarafından görevine iade kararı veilen davacının herhangi bir örgüt ya da yapıya aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatının belirlenemediği ve hukuka aykırı olarak kamu görevinden çıkarıldığının idare tarafından tespit edildiği ve uygulanan tedbirin sebep unsurunun gerçekleşmediğinin idarece ortaya konulduğu açık olduğundan, davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile kamu görevine iade edildiği süreçte kamu görevinden çıkarılması nedeniyle ağır bir elem ve üzüntü duyduğu, bu sebeple davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 100.000,00-TL'lik kısmının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davanın maddi tazminat talebi yönünden incelenmesinde ise;
Dava dilekçesinin irdelenmesinden, davacının maddi tazminat talebinin dayanağını görevden uzakta kaldığı süreçteki maaşından yoksun kalması ve işlem sebebiyle bankalara ve 3.kişilere borçlanması ve uhdesindeki mal varlığının elinden çıkarılmak zorunda kalmasının oluşturduğu görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, yetkisizlik kararı veren İstanbul 4.İdare Mahkemesinin //2023 tarihli ara kararı ile maddi tazminat kalemlerinin somutlaştırılması ile ispata yarar bilgi ve belgelerin istendiği, davalı idareden de davacının görevine iade edilmesi üzerine yapılan ödeme kalemleri ayrı ayrı belirtilmesi davacının kamu görevinden çıkarıldığı tarih ile kamu görevine iade edildiği tarih arasındaki döneme dair maaş ve ek ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin isteniği, yetkisizlik kararı üzerine Mahkememizde esas alan dosyada Mahkememizin //2024 ve //2025 tarihli ara kararları ile davacının kamu görevinden çıkarılması sebebiyle emsallerinden geri kalması nedeniyle oluşan emsal farklarının davacıya ödenip ödenmediği, ödeme yapılmış ise ne kadar tutarda ödeme yapıldığının sorularak ödemeye ilişkin bilgi ve belgelerin, ödeme yapılmamış ise davacıya ne kadar tutarda emsal farkı ödemesi yapılabileceğinin sorularak buna ilişkin bilgi ve belgeler ile davacıya uçuş tazminatı ödenmiş olsaydı, ne kadar ödeneceğinin sorulduğu ve davacının görevine iade edilmesi üzerine davacıya yapılan ödeme kalemlerinin hangi ödeme kalemleri olduğunun sorulduğu, ara kararlara cevaben davacı tarafından maddi tazminat kalemlerinin; ev satışı sebebiyle uğradığı zarar, karavan satışı sebebiyle uğradığı zarar, emsalleri ile arasına oluşan zarar, uçuş tazminatına karşılık zarar ve iptal davası için ödediği vekalet ücreti olarak sıralandığı, davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelere göre; davacıya geçmişe dönük maaş olarak -TL tahakkuk ettirildiği, kamu görevinden ayrı kaldığı dönemde elde ettiği gelirler toplamının-TL olduğu ve bu miktarın mahsup edilerek hazineye irad kaydettirildiği, 2023 tarihinde de kalan tutar olan-TL'nin davacı hesabına ödendiğine dair ödeme belgesi ile ayrıca toplu maaş ödemesi için işletilmesi gereken 8.688,04-TL olduğuna dair cetvelin gönderildiği, uçuş tazminatına ilişkin ekip onay listesi bulunması gerektiği, bu kalem yönünden hesaplama yapılamadığının da belirtildiği görülmektedir. Buna göre;
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137 ve 145.maddelerindeki düzenlemeye göre Devlet memurlarına, görevden uzakta geçirdikleri süre boyunca aylıklarının bir kısmının ödeneceği ve 657 sayılı Kanunda öngörülen tüm sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam edileceği hüküm altına alınmış aynı Kanun'un 141. maddesinde geçen "aylık" tanımının, aynı Kanun'un 147.maddesinde, bu Kanun'a tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara hizmetlerinin karşılığında, kadroya dayanılarak ay itibariyla ödenen para olarak ifade edildiği; anılan Kanun'un 141. maddesinde geçen "sosyal hak ve yardımlar"ın ise, aynı Kanun'un VI. Bölümünde düzenlendiği, bu ifadenin, "aile yardımı ödeneği, tedavi yardımı, doğum yardımı ödeneği" gibi sosyal yardımları kapsadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda alıntısına yer verilen mevzuat hükümlerine göre; Devlet memurunun göreve iade edilmesi halinde, geçmişe dönük olarak yapılabilecek ödemeler için aylık kavramının esas alınması gerektiği, aylık dışında kalan diğer ödemelerin ise, göreve iade edilen memurlara geçmişe dönük olarak ödenebilmesinin kanunen olanaklı olması halinde gerektiği bu itibarla, "aylık" kavramına girmeyen ve sosyal hak ve yardımlardan olmayan hiçbir parasal hakkın idarece ilgililere ödenmesi mümkün bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-Davacının açıkta geçiriği süreye ilişkin maaşının emsalleri dikkate alınarak hesaplanmak suretiyle belirlenen tutar olan -TL'nin davacı hesabına //2023 tarihinde (dava açılmadan hemen önce) ödendiği ancak faiz ödemesi yapılmadığı, bu durumda maaş alacağının bulunmadığı ancak listelenen bilgiye göre 8.688,04-TL faiz alacağının ödenmesi gerektiği,
-Uçuş tazminatına ilişkin tazminat talebinin ise Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre yıllık uçuş tazminatı alabilmek için o görevde bulunmanın yeterli olmadığı, fiilen görev yapmanın yanı sıra belirtilen saat kadar uçuş yapılmış olması gerektiği, davacının ise açıkta kaldığı dönemde asgari uçuş saatini tamamlayıp tamamlayamayacağının kesin olmadığı, bir başka deyişle bu hususun bir ihtimalden ibaret olduğu anlaşıldığından, davacının kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait yıllık uçuş tazminatının ödenmesi talebinin reddi gerektiği,
-Uhdesindeki ev ve karavan satışı sebebiyle istenen tazminat talebinin de doğrudan kamu görevinden çıkarma kararı ile ilintili olmayan, varsayıma dayalı muhtemel bir zarar olması sebebiyle maddi tazminat talebinin bu kısmının karşılanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının maddi tazminat talebinin kısmen reddi gerektiği reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1-Dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2-Davacının 100.000,00-TL manevi tazminat talebinin kabulüne,
3-Davaya konu maddi tazminat isteminin 8.688,04-TL'lık kısmının kabulüne ve bu kısmın davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 1.311,60-TL'lık kısmının reddine,
4-Dava kısmen iptal, kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlandığından tarafların haklılık oranına göre aşağıda dökümü yapılan 571,25-TL yargılama giderinin, takdiren 400,00-TL'sinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, kalan 171,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hükmedilen tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 7.424,47-TL nispi karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 1.878,52-TL'nin mahsubu sonucu kalan 5.545,95-TL'nin davacıya tamamlattırılması için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, 7.424,47-TL nispi karar harcının ise davalı idare tarafından davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan -TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2.mddesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat miktarı için-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, reddedilen maddi tazminat tutarı yönünden ise aynı tarifenin 13/3.mddesi uyarınca -TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine,
8-Artan gider avansının talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise bu kararın kesinleşmesinden sonra re'sen davacıya iadesine,
9-Kararın taraflara tebliğine ve kararın tebliği izleyen günden itibaren 30 gün içinde İzmir Bölge İdare Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere, 15/01/2026 tarihinde karar verildi.
HAKİM
