SGK TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ İŞÇİ İDARİ PARA CEZASI İPTAL KARARI

SGK TİCARİ TAKSİ SİGORTASIZ İŞÇİ İDARİ PARA CEZASI İPTAL KARARI

T.C.
KOCAELİ
1. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO    : 2025/
KARAR NO    : 2025/

DAVACI    : 
VEKİLİ    : AV. İBRAHİM DEMİREL 

DAVALI    : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI   
VEKİLİ    : AV.     

DAVANIN ÖZETİ    : Davacı  tarafından, 5510 sayılı Kanunda belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünce tesis edilen //2025 tarih ve  sayılı işlemin; sigortasız işçi çalıştırdığına ilişkin tespitin gerçek dışı olduğu, hakkında ceza yaptırımının uygulanabilmesi için isnat edilen fiilin somut bilgi ve belgeler ile aksine ihtimal verilmeyecek şekilde ispatlanmasının gerektiği, ticari aracın trafik denetimi esnasında sahibi dışında başka biri tarafından kullanıldığının tespiti halinde doğrudan sürücünün araç sahibi tarafından çalıştırıldığı sonucuna ulaşılamayacağı, araç sahibi ile sürücü arasında bir iş ilişkisi olduğu açıkça ortaya konulmadan sürücüye uygulanan trafik cezasına dayanılarak eksik araştırma ve inceleme neticesinde tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ    : Davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiği, trafik denetimleri sonucu düzenlenen trafik ceza tutanağına istinaden A.A.'nın davacı tarafından 41 T plaka sayılı araçta kayıt dışı çalıştırıldığının tespit edildiği, bunun üzerine İzmit Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından davacıya  idari para cezasının tahakkuk ettirildiği, kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.  

TÜRK  MİLLETİ  ADINA

Karar veren Kocaeli 1. İdare Mahkemesi'nce, dava dosyası incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 8. maddesinde; "İşverenlerin, bu Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, yine bu Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kurum'a bildirmekle yükümlü oldukları" hükmüne,  aynı kanunun 9. maddesinde; ''Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten itibaren sona ereceği ve ........ Birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumları ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.'' hükmüne, söz konusu Kanun'un 86. maddesinin on üçüncü fıkrasında; "Muhtasar beyanname ile bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda beyannamenin; şekil, içerik, ekleri, ilgili olduğu dönem, verilme süresi ve diğer hususlar Bakanlık ile Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan müşterek tebliğ ile belirlenir. İşveren sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren on beş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür.'' hükmüne yer verilmiştir.
Bahsi geçen, 5510 Sayılı Kanun'un "Kurumca Verilecek İdari Para Cezaları" başlıklı 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 2 numaralı alt bendinde; ''8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezasının'' uygulanacağının, 102. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde; ''9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezasının'' uygulanacağı, 102. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinin 4 numaralı alt bendinin (a) bendinde; ''Beyannamenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri ve kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği ya da sadece hizmetlerinin Kuruma eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması hâlinde, beyannamenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık beyannamedeki her bir işyeri için; ... Kamu idareleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar hakkında asgari ücretin üç katını geçmemek üzere sigortalı başına aylık asgari ücret tutarında idari para cezasının'' uygulanacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğünce davalı idareye gönderilen tespit tutanağı ile çalışan olduğu iddia edilen A.A.'ya ait kimlik bilgilerinin esas alınması suretiyle davacı ile arasında işçi-işveren ilişkisinin tek başına kurulup kurulamayacağının (dava konusu para cezasının kesilip kesilemeyeceğinin) tespiti önem arz etmektedir.
Davalı idare vekilince, Mahkememiz kaydına sunulan savunma dilekçesinde; trafik denetimleri sonucu düzenlenen trafik ceza tutanağına istinaden A.A.'nın davacı tarafından 41 T  plaka sayılı araçta kayıt dışı çalıştırıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.

 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza verilebilmesi için öncelikle cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tespiti gerekli ve zorunludur. Bu tespitleri kimi zaman çalışanların şikayet ve itirazları kimi zaman işverene ait kayıt ve defterler bazı zamanlarda ise diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerine bakılarak yapılabilecek ve aksi sabit oluncaya kadar bu tespitlere itibar edilecektir.
Bakılan uyuşmazlıkta, çalıştığı iddia edilen A.A. adlı kişinin davacıya ait iş yerinde çalışıp çalışmadığının tereddüte mahal vermeyecek biçimde açık ve net olarak ortaya konulmadığı ve bu kapsamda anılan şahısın ifadesine de başvurulmadığı, anılan şahıs ile davacı arasında işçi-işveren ilişkisinin ortaya konulamadığı, bu nedenle bu kişinin davacının iş yerinde çalıştığı hususunun somut bilgi ve belgeler ile ispatlanamadığı görülmekle salt Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü'nün bildirdiği listede adı geçtiğinden bahisle eksik araştırma ve inceleme ile işlem tesis edilmiştir.
 Dolayısıyla polis memurları tarafından düzenlenen tutanak ve belgeler esas alınmak suretiyle başkaca geçerli tespit bulunmaksızın (cezaya esas alınan fiil ve olayların somut kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde) para cezası kesilmesinde  hukuka uyarlık görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle;
Dava konusu işlemin İPTALİNE,
Aşağıda dökümü yapılan -TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine,
Artan posta ücretinin talep edilmesi hâlinde derhal, talep edilmemesi halinde kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca  belirlenen 18.000,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, 
Kararın  taraflara tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde İstanbul Bölge İdare Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere,  09/09/2025 tarihinde  karar verildi.

HAKİM

İDARE MAHKEMESİ "İPTAL DAVALARI"   İÇİN HUKUKİ HİZMET VERİLİR.

AVUKAT ARABULUCU İBRAHİM DEMİREL